HUKUKİ BİLGİLENDİRME
İş sözleşmesinin sona ermesi, hem işçi hem de işveren bakımından süre ve şekil kurallarına bağlı sonuçlar doğurabilir. Fesih nedeninin doğru belirlenmesi, bildirimin usulüne uygun yapılması ve işçilik alacaklarının hesaplanması olası uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.
Fesih bildiriminin açık olması
Fesih iradesi karşı tarafa açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde bildirilmelidir. İş güvencesi kapsamındaki işçiler bakımından işveren tarafından yapılan fesihlerde nedenin yazılı ve somut biçimde açıklanması gerekebilir. Bildirimde kullanılan ifadeler daha sonraki arabuluculuk ve dava sürecini doğrudan etkileyebilir.
Kıdem ve ihbar tazminatı
Kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, çalışma süresi kadar sözleşmenin hangi nedenle sona erdiğine de bağlıdır. İhbar tazminatı ise bildirim sürelerine uyulmaması halinde gündeme gelebilir. Ücretin yanında düzenli yan hakların hesaplamaya dahil olup olmayacağı somut kayıtlar üzerinden incelenir.
İşe iade talebi
İş güvencesi kapsamındaki bir işçi, feshin geçersiz olduğu iddiasıyla işe iade talebinde bulunabilir. Bu süreçte işyerindeki çalışan sayısı, kıdem, sözleşmenin türü ve fesih nedeni önem taşır. Başvuru süreleri kısa olduğundan fesih bildiriminin tebliğ tarihi dikkatle takip edilmelidir.
Zorunlu arabuluculuk
İşçi veya işveren alacağı ile işe iade taleplerinin önemli bir bölümünde dava açılmadan önce arabulucuya başvuru dava şartıdır. Arabuluculuk görüşmesine hazırlanırken taleplerin kalem kalem belirlenmesi ve dayanak belgelerin düzenlenmesi çözüm ihtimalini artırır.
Belgelerin korunması
İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, izin belgeleri, yazışmalar, performans kayıtları ve fesih bildirimi uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Belgeler hukuka uygun biçimde saklanmalı ve içerikleri birlikte ele alınmalıdır.
HUKUKİ DESTEĞE Mİ İHTİYACINIZ VAR?
DENEYİMLİ BİR HUKUKÇUYLA GÖRÜŞÜN
Ön değerlendirme için bizimle iletişime geçin.